Logo
Logo
ULUSAL

NATO Genel Sekreteri Rutte: "NATO, Türkiye’nin gelişmiş savunma sanayiinden büyük fayda sağlıyor"

📅 06.07.2026 22:48 Yazar: İHA

NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, "NATO, Türkiye’nin gelişmiş savunma sanayiinden büyük fayda sağlıyor. ASELSAN da bunlara bir örnek" dedi.

NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, "NATO, Türkiye’nin gelişmiş savunma sanayiinden büyük fayda sağlıyor. ASELSAN da bunlara bir örnek" dedi.

NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, Ankara’da gerçekleştirilecek NATO Zirvesi öncesinde Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde düzenlediği basın toplantısında Avrupa ve Kanada’nın son dönemde savunma harcamalarında kayda değer artış sağladığını belirterek, ittifakın caydırıcılığını güçlendirmek için yatırımların hız kesmeden devam etmesi gerektiğini söyledi. Rutte, son bir yılda Avrupa ve Kanada’nın temel savunma harcamalarını yüzde 20 artırdığına dikkati çekerek, "2025 ve 2026 yıllarına baktığımızda 258 milyar dolarlık ek yatırımdan bahsetmek mümkün. Bu trend devam ediyor. Daha fazla güce, daha fazla kaynağa ve çok daha güçlü bir savunma sanayi temeline ihtiyacımız var" dedi.

"Ekonomik gücümüzü askeri kapasiteye dönüştürmemiz gerekiyor"

Geçmiş yıllardaki yetersiz yatırımların telafi edilmesi gerektiğini ifade eden Rutte, ABD ile daha dengeli yük paylaşımına ulaşılması için Avrupa’nın sorumluluk üstlendiğini belirtti. Rutte, "Ekonomik gücümüzü askeri kapasiteye dönüştürmemiz gerekiyor. Parayı çalıştırmamız gerekiyor. Savunma planlarımızdan dronlara, füzelere ve hava savunma sistemlerine yatırım yapmalıyız. İnovasyon en ön planda olmalı. Parçalanmış savunma sanayi yapımızı da birleştirmemiz gerekiyor" ifadelerini kullandı.

NATO Savunma Sanayisi Forumu’nun bu hedef doğrultusunda önemli bir platform olacağını belirten Rutte, forumda yeni savunma projeleri ve milyarlarca dolarlık sözleşmelerin ele alınacağını kaydetti.

"Ukrayna’nın güvenliği bizim güvenliğimize doğrudan bağlı"

Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik saldırılarının sürdüğünü belirten Rutte, Ukrayna’nın özellikle hava savunma alanında desteğe ihtiyaç duyduğunu söyledi. "Rusya Ukrayna kentlerine hava saldırılarını sürdürüyor. Daha dün gece korkunç bir saldırı gerçekleştirildi" diyen Rutte, "Ukrayna’nın güvenliği bizim kendi güvenliğimize son derece yakından bağlı. Bu nedenle tüm müttefiklerin Ukrayna’ya desteği sürdürmesi gerekiyor" değerlendirmesinde bulundu.

Rutte, Ankara Zirvesi’nde Lahey Zirvesi’nde verilen savunma taahhütlerinin hayata geçirilmesi, yük paylaşımı ve savunma sanayi iş birliğinin güçlendirilmesinin ele alınacağını ifade etti.

"Ortaklarımızla birlikte daha güçlüyüz"

Ankara’da 32 NATO müttefikinin yanı sıra Ukrayna, Avrupa Birliği, Hint-Pasifik ve Körfez ortaklarının bir araya geleceğini belirten Rutte, "Dünya ekonomisinin üçte ikisini temsil ediyoruz. İş birliği kilit önemde. Ortaklarımızla birlikte daha güçlüyüz ve özgürlük ile güvenliği birlikte koruyacağız" diye konuştu.

Trump’ın baskısı savunma harcamalarını artırdı

ABD Başkanı Donald Trump’ın son dönemde NATO müttefiklerine yönelik eleştirilerinin sorulması üzerine Rutte, geçen hafta Washington’da Trump ile verimli bir görüşme gerçekleştirdiğini söyledi. Rutte, Avrupa ve Kanada’nın savunma harcamalarındaki artışta Trump’ın uzun süredir yaptığı çağrıların etkili olduğunu belirterek, Trump’ın liderliği sayesinde Avrupalı müttefiklerin ve Kanada’nın uzun yıllardır ABD’nin talep ettiği seviyelere yaklaşmaya başladığını dile getirdi.

İran ve Hürmüz Boğazı’ndaki gelişmelerin de görüşmede ele alındığını aktaran Rutte, Avrupa ülkelerinin deniz ticaretinin güvenliği konusunda son günlerde ortak girişimlerde bulunduğunu ifade etti.

Rusya’nın provokasyonlarına tepki

Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik son saldırılarıyla ilgili soru üzerine Rutte, son saldırıların sivilleri hedef aldığını belirterek, bunun Rusya’nın çaresizliğinin göstergesi olduğunu söyledi. Rutte, Ukrayna ordusunun cephede Rusya’nın ilerleyişini durdurduğunu ve Rus ekonomisine ciddi zarar verdiğini savunarak, Rusya’nın bu yöntemle savaşı kazanamayacağını ifade etti. İngiltere’nin Rus askeri uçağının NATO savaş gemisini taciz ettiği yönündeki açıklamalarına ilişkin soru üzerine ise Rutte, İngiltere’nin olaya gerekli karşılığı verdiğini belirtti. Rutte, Rusya’nın söz konusu davranışını profesyonellikten uzak ve sorumsuz olarak nitelendirerek, NATO’nun kendisini savunma konusundaki kararlılığının net olduğunu söyledi.

Çin konusunda taviz yok mesajı

Çin’in yeni füze denemesiyle ilgili değerlendirmesi sorulan Rutte, NATO’nun Hint-Pasifik ortaklarıyla yakın iş birliği içinde hareket ettiğini belirtti. Rutte, Çin, Kuzey Kore ve İran’ın Ukrayna savaşındaki rolleri nedeniyle güvenlik ortamının birbirine bağlı hale geldiğini ifade ederek, Çin konusunda saf davranılamayacağını söyledi.

Türkiye’nin ittifak içindeki önemine dikkat çekti

Türkiye’nin NATO açısından önemine ilişkin soru üzerine Rutte, Türkiye’nin ittifakın kuruluşundan bu yana en önemli üyelerden biri olduğunu söyledi. Rutte, Türkiye’nin NATO’nun en büyük ordularından birine sahip olduğunu, güçlü ve gelişmiş savunma sanayisi bulunduğunu belirterek, coğrafi konumu ve liderliği nedeniyle Türkiye’nin ittifak açısından stratejik önem taşıdığını vurguladı. Rutte ayrıca, Ankara’nın NATO Zirvesi’ne ev sahipliği yapmasının da bunun en somut göstergelerinden biri olduğunu dile getirdi.

"3-5 yıl önceki NATO’nun sürdürülebilir olmadığını söylememiz gerekiyor"

Bir gazetecinin NATO Zirvesi’nin ABD’nin Avrupalı müttefiklerinden daha fazla sorumluluk talep ettiği bir dönemde gerçekleştirildiğini hatırlatarak, yeni güvenlik modelinin ABD’nin Avrupa’nın güvenliğine bağlılığını güçlendirip güçlendirmeyeceğini ve Rusya’nın dron tehditlerinin de gündemde olup olmayacağını sorması üzerine Rutte, "Yarın ve çarşamba günü dronları görüşeceğimizden emin olabilirsiniz. Dronlar birçok görüşmenin tam merkezinde yer alacak. Bu çok hayati bir konu. NATO’nun kolektif savunması için gerçekleşecek güç yapısı konusunda planlama yapılacak. Amerika Birleşik Devletleri ne verebilecekleri konusunda bir değerlendirme yaptı. Pasifik Okyanusu’nda ve Avrupa Atlantik’te bir çatışma aynı anda gerçekleştirdiği zaman nelere güvenebileceğimizi net olarak bilmemiz gerekiyor. Çok büyük bir kayıp değil, büyük bir çekilme değil ancak tam olarak Amerikalıların ne vereceğini çok iyi biliyoruz. Amerikalıların getirdiği çekilmeyle Avrupalıların daha da güçlendiğini ve bu noktada gücünü arttırdığını görüyoruz. Buna bir değişim açısından bakmamız gerekiyor. Sadece 3-5 yıl önceki NATO’nun sürdürülebilir olmadığını söylememiz gerekiyor. 600 milyon kişi Rusya’nın yanı başında yaşarken Ruslardan korunmak için 8 saat uzakta yaşayan 350 milyon kişilik bir ülkeye bel bağlamamızın sürdürülebilir olmadığını anlamamız gerekiyor. ABD hem nükleer şemsiyeyle hem de konvansiyonel savunmayla transatlantik güvenliğe destek olmayı devam ediyor. Bu aynı zamanda kendi güvenlikleri için de önemli. Nükleer Rus denizaltılarının kendi kıyılarına yaklaşmasını engellemek gibi ama burada yeniden dengeleme çok önemli. Avrupa ve Kanada’nın daha fazla rol alması ve dengelemede bulunması ittifakımız için uzun vadede sürdürülebilir olmayan bir durumun dengelenmesi anlamına geliyor. Bir adil yük paylaşımı anlamına geliyor. Onlar kadar harcama yapıyoruz. Avrupa’nın konvansiyonel savunması için daha fazla sorumluluk alıyoruz" dedi.

"NATO şu anda hiç olmadığı kadar daha yakın, herhangi bir endişemiz yok"

ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth’in NATO müttefiklerine yönelik suçlamalarının ABD’nin NATO’yu böldüğü anlamına gelip gelmediğinin sorulması üzerine Rutte, "Hayır, şu anda NATO hiç olmadığı kadar daha yakın. Bunun organize edilmesi Müşterek Kuvvetler Komutanlığı çerçevesinde organize edilecek ve burada Amerikalılar tüm müttefiklerle yakın koordinasyon gerçekleştireceğini çok net olarak ifade ettiler. Güç modeli konusunda da, tüm bunların farklı alanlarda nasıl değerlendirileceği konusunda yakın konsültasyonlar ve koordinasyon var. Herhangi bir endişemiz yok" cevabını verdi.

"ABD’nin nükleer şemsiyesi güvenliğimizin ve NATO’nun bağımsızlığının en büyük güvencesidir"

Litvanya’nın nükleer silahlara ev sahipliği yapılmasına yönelik yasakların kaldırılması ve bu sürecin NATO’daki güvenlik açısından nükleer silahların ne anlama geldiğinin sorulması üzerine Rutte, "Bu ülkelerin kendi kararlarıdır. ABD’nin nükleer şemsiyesi; güvenliğimizin ve NATO’nun bağımsızlığının en büyük güvencesidir. Aynı zamanda İngilizlerin ve Fransızların da nükleer kapasiteleri var. Fransızlarınki NATO yapısının biraz dışında. İngilizlerinki de nükleer silahları yıllar önce yapılmış bir organizasyon sebebiyle NATO yapısının dışında. Ama Fransızlar da daha da büyük bir nükleer caydırıcılık olması açısından geçmiş günlerde yakın koordinasyonla birlikte yeni çabaları artırıyorlar. Nükleer caydırıcılık konusunda çok iyi bir noktada olduğumuzu söyleyebiliriz. Savunma bakanlarımızın dört hafta önceki nükleer planlama toplantısında net sonuçlar elde edildi. Finlandiya ve Litvanya konusunda konuşacak olursak iyi bir noktadayız diyebilirim" ifadelerine yer verdi.

Ukrayna’ya yönelik dün gerçekleştirilen saldırıların ardından hava savunma sistemlerinin yetersiz kalıp kalmadığının ve bu konuda zirvede nelerin beklenebileceğinin sorulması üzerine NATO Genel Sekreteri Rutte, "Siyasi açıdan baktığınız zaman ABD elinden gelen her şeyi yaparak verilmiş sözleri gerçekleştirmek için çalışıyor. Hava savunma sistemlerinin gönderilmesi konusunda da sözler tutuluyor. Ancak pratikte burada bir limit var. Bizim NATO topraklarındaki hava savunma sistemlerinin de bir sınırı var. Bizim daha fazla üretmemiz gerektiği açık. Ukrayna’nın kendisi de bu konuda çaba gösteriyor. Bu derhal sonuç verecek anlamına gelmiyor. Her açıdan bu sorunla ilgileniyoruz. Herkes ve tüm taraflar bu konuda çalışıyor. Ama ABD’yi siyasi olarak yapmış oldukları destekten dolayı ancak takdir edebilirim" açıklamasında bulundu.

"NATO, Türkiye’nin gelişmiş savunma sanayiinden büyük fayda sağlıyor, ASELSAN da bunlara bir örnek"

ASELSAN’a gerçekleştirdiği ziyaret hatırlatılarak, Türkiye’nin savunma endüstrisinin NATO’ya nasıl fayda sağlayabileceği sorusu üzerine Rutte, şu değerlendirmelerde bulundu:

"NATO, Türkiye’nin gelişmiş savunma sanayiinden büyük fayda sağlıyor. ASELSAN da bunlara bir örnek. ASELSAN 3 bin savunma şirketinden sadece biri ve ASELSAN gibi büyük şirketler var. Daha orta çaplı şirketler de var. Türkiye zaten savunma kapasitesi ve sanayisiyle çok fazla ülkeye destek oluyor. Belçika heyeti geldi, Polonya lideri geldi. Ve birçok NATO ülkesiyle yakın iş birliği içerisinde olduğunu, AB üyesi olan ve olmayan birçok ülkenin yanı sıra ABD ile de yakın iş birliği içerisinde olduğunu biliyoruz. ABD’de de savunma sanayi alanında birçok yatırımınız var. Bu gerçekten çok önemli. Yani bizim ihtiyacımız olan şey mümkün olduğunca ittifak genelinde iş birliğini arttırmak. İş birliğimizi tüm coğrafyamıza yaymamız gerekiyor."

"Bizim tek bir amacımız var; o da Rusya’ya terörizme karşı tüm tehditlere karşı tüm NATO topraklarını korumak"

Bir gazetecinin geçmişte Türk yetkililerinin bazı NATO müttefiklerinin Türkiye’ye yaptırım uyguladığına yönelik açıklamalarının hatırlatılması üzerine Rutte, "32 müttefikimizin hiçbir sınır olmadan savunma sanayi çıktısı açısından ittifak genelinde Atlantik’in her iki yakasında kusursuz bir iş birliği isterim. NATO gibi ittifaklarda siyasi görüşmeler ve anlaşmazlıklar olabilir. İnsanlar bunlar yaşandığında çok fazla heyecanlanıyor ancak ben heyecanlanmıyorum. Bizim gibi demokratik ittifaklarda bunların olması çok doğaldır ve benim rolüm de perde arkasından bunları çözmek için, destek olmak için, katkı sağlamak için neler yapabileceğime bakmaktır. Bunları kamuoyu önünde değil, perde arkasında yaparız. Bazı konular onlarca yıldır devam ediyor ve bizimki gibi büyük bir ittifakta bunlardan kurtulmanız tamamen imkansız. AB ve AB dışında Kanada ve ABD’ye bakacak olursanız birlikte çalışmamız ve bunu maksimum fayda sağlamak için yapmamız gerekiyor. Bizim tek bir amacımız var; o da Rusya’ya terörizme karşı tüm tehditlere karşı tüm NATO topraklarını korumak" dedi.

Diğer Haberler