Çikolata krizleri, migren atağının habercisi olabilir
Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Nöroloji Uzmanı Doç. Dr. Demet Aygün, migren atağının yalnızca baş ağrısıyla başlamadığını belirterek aşırı esneme, halsizlik, sık idrar yapma ve belirli yiyeceklere yoğun istek gibi belirtilerin de ortaya çıkabileceğini söyledi.
Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Nöroloji Uzmanı Doç. Dr. Demet Aygün, migren atağının yalnızca baş ağrısıyla başlamadığını belirterek aşırı esneme, halsizlik, sık idrar yapma ve belirli yiyeceklere yoğun istek gibi belirtilerin de ortaya çıkabileceğini söyledi. Çikolata isteğinin her zaman atağı tetikleyen bir neden olmadığını, bazı kişilerde yaklaşan migrenin erken işaretlerinden biri olabileceğini vurguladı.
Migrenin yalnızca şiddetli bir baş ağrısı olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Nöroloji Uzmanı Doç. Dr. Demet Aygün, "Migren, sinir sistemini etkileyen nörolojik bir hastalıktır. Zonklayıcı baş ağrısının yanı sıra bulantı, ışık ve sese karşı hassasiyet, görsel belirtiler, belirgin yorgunluk ve dikkat güçlüğüyle günlük yaşamı saatlerce, bazen günlerce etkileyebilir" dedi.
Migrenin geçmişte çoğunlukla beyindeki damarların genişleyip daralmasıyla açıklanmaya çalışıldığını aktaran Aygün, günümüzde hastalığın çok daha karmaşık bir sinir sistemi süreci olarak ele alındığını söyledi. Trigeminal sinir sistemi ile ağrı iletiminde rol alan CGRP adlı nöropeptidin migren mekanizmasında önemli bir yere sahip olduğunu belirtti.
Atak ağrıdan önce başlayabilir
Migren atağının her zaman baş ağrısıyla başlamadığını belirten Doç. Dr. Aygün, "Bazı kişilerde ağrıdan saatler, hatta bir gün önce aşırı esneme, sık idrara çıkma, halsizlik, uyku hâli, huzursuzluk, dikkat güçlüğü veya belirli yiyeceklere karşı yoğun istek görülebilir. Bu dönem migren atağının ağrı öncesi, yani prodrom evresi olabilir" ifadelerini kullandı.
Özellikle çikolataya duyulan yoğun isteğin çoğu zaman migreni başlattığının düşünüldüğünü aktaran Doç. Dr. Aygün, güncel araştırmaların bu ilişkinin her hastada bu kadar basit olmadığını gösterdiğine dikkati çekti. Aygün, "Kişi çikolata yediği için migren atağı geçirmeyebilir; başlamış olan migren süreci kişide çikolata isteği oluşturmuş olabilir. Bu nedenle tek bir yiyeceği otomatik olarak suçlamak yerine, kişinin kendi atak örüntüsünü izlemesi gerekir. Her çikolata isteği de migren belirtisi değildir" dedi.
Migren hastalarının yaklaşık dörtte birinde aura adı verilen geçici nörolojik belirtilerin görülebildiğini belirten Aygün, bu süreçte ışık çakmaları, görme alanında dalgalanmalar, yüzde veya kollarda uyuşma ve konuşmada zorlanma gibi yakınmaların ortaya çıkabileceğini söyledi.
Uyku düzeni, susuzluk ve stres atakları etkileyebilir
Migren oluşumunda genetik yatkınlığın yanı sıra hormonal değişikliklerin, stresin ve günlük yaşam alışkanlıklarının da etkili olabileceğini belirten Doç. Dr. Aygün, uykusuzluk kadar normalden fazla uyumanın, yetersiz sıvı tüketiminin, öğün atlamanın, yoğun stresin ve kafeinin aniden bırakılmasının bazı kişilerde atakları kolaylaştırabileceğini bildirdi.
Özellikle sıcak havalarda sıvı kaybının migren atağını tetikleyebildiğini vurgulayan Aygün, susamayı beklemeden gün boyunca düzenli su tüketilmesi, uyku ve öğün saatlerinin mümkün olduğunca korunması ve kişiye özgü tetikleyicilerin bir baş ağrısı günlüğüyle izlenmesi gerektiğini söyledi.
Sık ağrı kesici kullanımına dikkat
Migren tedavisinin atak sıklığına, ağrının şiddetine, eşlik eden hastalıklara ve daha önce kullanılan tedavilere göre kişiye özel planlandığını belirten Doç. Dr. Aygün, şu değerlendirmede bulundu:
"Migren tedavisinde atak sırasında kullanılan ilaçların yanı sıra koruyucu tedaviler de bulunuyor. CGRP’yi veya bağlandığı reseptörleri hedefleyen yeni nesil tedaviler de uygun hastalarda önemli seçenekler sunuyor. Ancak migreni geçici bir baş ağrısı olarak görüp kontrolsüz biçimde ve sık ağrı kesici kullanmak, zamanla baş ağrılarını daha sık ve daha dirençli hâle getirebilir. Baş ağrıları sıklaşıyorsa, günlük yaşamı aksatıyorsa, kişinin alışılmış ağrı düzeninden farklı özellikler gösteriyorsa veya yeni nörolojik belirtiler eşlik ediyorsa nöroloji uzmanına başvurulmalıdır."

Diğer Haberler
Unutulmaya yüz tutan Türkmen geleneği, düğünde eğlenceli anlar yaşattı
21.07.2026 10:28
Gözübüyük çiftine çifte mutluluk
21.07.2026 10:26
Yazıcıoğlu dosyası derinleşiyor: "3 askeri jet helikopterin etki mesafesine girerek müdahale etti"
21.07.2026 10:22
Elazığ Galericiler Sitesi Başkanı Yıldırım: "Eskiden araçlar ticari amaçla alınırdı şimdi ise ihtiyaçtan dolayı alınıyor"
21.07.2026 10:17
İki kolunu kaybetti, KAAN’ın görsel modelleyicisi oldu
21.07.2026 10:17
Türk Hava Yolları, SAFFA Fonuna katıldı
21.07.2026 10:13
27. Uluslararası İstanbul Büyükçekmece Kültür ve Sanat Festivali başlıyor
21.07.2026 10:13
Kanserden kaybettiği annesinin umre hayalini gerçekleştirmek için yürüyerek çıktığı yola bisikletiyle devam ediyor
21.07.2026 10:10