Logo
Logo
ULUSAL

Bilinçli ebeveynlik güçlenirken, mükemmeliyet baskısı artıyor

📅 30.06.2026 09:50 Yazar: İHA

Günümüz anneleri, çocuklarını yalnızca bakım verilmesi gereken bireyler olarak değil; duygu ve düşünceleri olan, fikirlerine değer verilmesi gereken bireyler olarak görüyor.

Günümüz anneleri, çocuklarını yalnızca bakım verilmesi gereken bireyler olarak değil; duygu ve düşünceleri olan, fikirlerine değer verilmesi gereken bireyler olarak görüyor. Klinik Psikolog Cansu Kaya, annelik anlayışındaki bu dönüşümün çocukların duygusal gelişimini desteklediğini ancak ebeveynler üzerinde görünmez bir mükemmeliyet baskısı oluşturabildiğini söyledi.

Çocuğa sevgiyi ifade etmek, duygularını anlamaya çalışmak ve kuralların nedenlerini açıklamak yeni nesil anneliğin temel özellikleri arasında yer alıyor. Research İstanbul tarafından gerçekleştirilen "Yeni Nesil Anneler" araştırmasına göre; annelerin yüzde 99’unun gün içerisinde çocuklarına onu sevdiğini söylediği, yüzde 96’sının gelişimlerini desteklemek amacıyla çocuklarıyla düzenli aktiviteler yaptığı ve yüzde 95’inin koyduğu kuralların nedenlerini açıkladığı belirtiliyor. Bir önceki kuşakta bu oranların sırasıyla yüzde 48, yüzde 35 ve yüzde 46 seviyelerinde kalması ise annelik yaklaşımındaki değişimin boyutunu gözler önüne seriyor.

Medicana Çamlıca Hastanesi’nden Klinik Psikolog Cansu Kaya, ortaya çıkan tablonun yalnızca ebeveynlik yöntemlerinde değil, çocukla kurulan ilişkinin temelinde yaşanan bir dönüşümü yansıttığını belirtti.

Çocuk artık söz dinleyen değil, anlaşılması gereken bir birey olarak görülüyor

Araştırmada annelerin yüzde 73’ü kendi ebeveynlik anlayışlarının annelerinden en fazla duygusal iletişim konusunda ayrıştığını ifade ediyor. Bu sonucun oldukça önemli olduğunu belirten Klinik Psikolog Cansu Kaya, çocuk ruh sağlığında duygusal bağın belirleyici rol oynadığını söyledi ve ekledi: "Çocukların sağlıklı psikolojik gelişiminde yalnızca fiziksel ihtiyaçlarının karşılanması yeterli değildir. Kendilerini ifade edebilmeleri, duygularının görülmesi ve ebeveynleri tarafından anlaşılmış hissetmeleri de büyük önem taşır. Araştırmada duygusal iletişimin annelerin en fazla farklılaştığı alan olarak öne çıkması, çocuk merkezli ve ilişki odaklı ebeveynlik anlayışının güçlendiğini gösteriyor."

Kuralların nedenini açıklamak çocukta iç disiplin gelişimini destekliyor

Araştırma sonuçlarına göre yeni nesil annelerin yüzde 95’i çocuklarına koydukları kuralların nedenlerini açıklıyor. Klinik Psikolog Cansu Kaya; "Bu yaklaşım, çocukların kuralları yalnızca korkudan değil anlayarak benimsemelerine katkı sağlıyor. Geçmişte çocuklardan çoğu zaman kurallara sorgulamadan uymaları bekleniyordu. Oysa günümüzde biliyoruz ki, çocuklar neden-sonuç ilişkisini kurabildiklerinde kuralları daha kolay kabulleniyorlar. Kuralların nedenlerini açıklamak, çocuğun düşünme becerilerini desteklerken aynı zamanda ebeveyn-çocuk ilişkisinde güven duygusunu da güçlendiriyor" ifadelerini kullandı.

Fiziksel cezadaki düşüş sevindirici bir gelişme

Araştırmanın en dikkat çekici sonuçlarından biri de, fiziksel cezalandırma davranışındaki gerileme oldu. Bir önceki kuşakta yüzde 53 oranında görülen fiziksel ceza uygulamalarının günümüzde yüzde 15 seviyesine düşmüş olması, çocuk hakları ve ruh sağlığı açısından önemli bir gelişme olarak değerlendiriliyor. Klinik Psikolog Cansu Kaya, fiziksel cezanın kısa vadede davranışı durduruyor gibi görünse de uzun vadede çocuk üzerinde olumsuz etkiler bırakabileceğini belirtti ve sözlerine şöyle devam etti: "Fiziksel ceza, çocuğa doğru davranışı öğretmek yerine korku oluşturur. Araştırmalar, fiziksel cezaya maruz kalan çocuklarda özgüven sorunları, kaygı belirtileri ve saldırgan davranışların daha sık görülebildiğini gösteriyor. Bu nedenle günümüzde disiplin anlayışı cezadan çok rehberlik etmeye ve sınır koymaya dayanıyor."

Bilinçli annelik beraberinde kaygıyı da getirebiliyor

Araştırmada annelerin yüzde 67’si günümüz dünyasının şartlarının farklı bir ebeveynlik yaklaşımını gerekli kıldığını düşünüyor. Eğitimden teknoloji kullanımına, beslenmeden sosyal gelişime kadar pek çok konuda bilgiye erişimin artması, annelerin çocuk yetiştirme süreçlerinde daha bilinçli hareket etmelerini sağlıyor.

Ancak bu durumun zaman zaman yoğun bir baskıya dönüşebildiğini belirten Klinik Psikolog Cansu Kaya, özellikle dijital çağda annelerin kendilerini sürekli değerlendirme eğiliminde olduklarını şu sözlerle açıkladı: "Yeni nesil anneler çocuklarının gelişimiyle ilgili çok daha fazla bilgiye ulaşabiliyor. Bu önemli bir avantaj olsa da, her konuda en doğru kararı verme çabası zaman zaman kaygıyı artırabiliyor. Özellikle sosyal medyada karşılaşılan ideal ebeveynlik örnekleri annelerde yetersizlik hissine neden olabiliyor. Oysa çocuk gelişiminde belirleyici olan kusursuz olmak değil, çocuğun ihtiyaçlarına duyarlı ve tutarlı bir ilişki kurabilmektir."

Mükemmel olmaya çalışmak yerine yeterince iyi anne olmak önemli

Araştırma sonuçlarının annelik anlayışında yaşanan dönüşümün devam edeceğine işaret ettiğini belirten Klinik Psikolog Cansu Kaya, annelerin yaklaşık yarısının çocuklarının ileride kendilerinden farklı bir ebeveynlik anlayışı benimseyeceğini düşündüğüne dikkat çekerek; "Her kuşak bir önceki kuşaktan öğreniyor ve kendi şartlarına göre yeni yaklaşımlar geliştiriyor. Bu değişim doğal ve sağlıklı bir süreçtir. Burada önemli olan ebeveynlerin kendilerini sürekli mükemmel olmak zorundaymış gibi hissetmemeleridir. Çocukların ihtiyaç duyduğu şey kusursuz ebeveynler değil; sevgi sunabilen, sınır koyabilen, dinleyen ve gerektiğinde hata yaptığını kabul edebilen ebeveynlerdir. Yeterince iyi ebeveynlik, hem anne hem de çocuk için çok daha sağlıklı bir gelişim zemini oluşturur" dedi.

Bilinçli ebeveynlik güçlenirken, mükemmeliyet baskısı artıyor

Diğer Haberler